ey sevgili hayalin ile olsamda sensiz yetimim...

31/5/2008 - (ŞİİRİM )HAYDİ GEL

 

24/1/2007 - HAYDİ GEL

Haydi gel ölüm değil

Sevda bu zulum değil

Senliğinin denizinde yüzdürme beni

Ayrılık bize çözüm değil

 

Kandırma ne seni ne beni

Çok görme bendeki seni

Yok olursa bende ki sen

Yaşar mı sanıyorsun bu candaki ben

 

Gittin de mutlu mu oldun

Sen sende yok olsan da 

Sen ben de hep var oldun

Kalbimin dayandığı dağ iken

Eridiği yol oldun  

 

Bağlantı

31/5/2008 - ŞİİRİM ŞİMDİ NEYLERİM

 

Gözlerim hayaline dalmaz oldu

Kalbim seni içine almaz oldu

Bu hali aklım sorar ama

Cevap bulmaz oldu

 

Sanmaki eskisi gibi yanar yüreğim

Düşünür aklım ağlar gözlerim

Dara düşmüş say ki sözlerim

Dilimden seviyorum çıkmaz oldu

 

Kalbim çarpmaz eskisi gibi deli deli

Aklıma düşmez gözlerinin hayali

Bu gönül artık dinlemez beni

Bilmem ki neylerim artık seni

 

Kimden alır bu cesareti

Belki de düşünür de sendeki esareti

Bu yüzden böyle davranır bana asi asi

Bilmem ki bu gönlü neylerim

Bağlantı

31/5/2008 -

 

 

Küçük derelerdir büyük nehirleri oluşturan

 

Küçük mutluluklar, küçük, küçücük derelerdir

 

Büyük nehri ararken üzerinden atladığın

 

Arkana dönüp de bakmadığın küçük mutluluklar

 

Çıtır çıtır Kızılay simitidir, çayın yanında

 

Aniden radyoda karşına çıkan şarkı

 

Kar yağınca tatil olan okul

 

Başarılı bir rejimin birinci günü sokakta sevebildiğin kedi

 

Yürüyen güvercinin kafası tenekedeki fesleğen

 

Kurumuş çamaşırlar, bir kış ikindisi

 

Geri gelen elektrik

 

Babanın hikayeleri annenin yemeği

 

Tamir ettiğin alet yeşil tişörtün, yatarken giydiğin

 

Bir dostun başarısı, neler çektiğini bildiğin

 

Elini sımsıkı tutan minik el dudağında ıslık yürüdüğün yol

 

Birden çıktığın yolculuk

 

Sana açılan kapılar sana kapıyı açanlar

 

Hoş gelenler hoş buldukların

 

Yalnız kalabilmek - dilediğinde

 

Kavuşabilmek - özlediğinde

.

.

.

(Gerisini ve milyonlarca satırı boş bırakıyorum;

 

kendi küçük mutluluklarını yazman,

 

bundan da küçücük bir mutluluk duyman

 

dileğiyle...)

                                                                    

                                                       

                                                 Yalçın ERGİR

Bağlantı

31/5/2008 -

 

 

 

 

 

 

Değişir yönü rüzgârın
Solar ansızın yapraklar.
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar.
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini,
İçinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir.
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk, iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır
Geceler boyu sevişmelerden
Binlerce yıl uzaklardadır
Binlerce kez dokunduğun ten.
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir.
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk, iki kişiliktir.

Avutamaz olur artık
Seni bildiğin şarkılar.
Boşanır keder zincirlerinden
Sular, tersin tersin akar.
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar.
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk, iki kişiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmiş ve düşmüş gözden.
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken.
Çünkü, hiç bir kelebek
Tek başına yaşamaz sevdasını.
Severken hiçbir böcek,
Hiç bir kuş yalnız değildir.
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk, iki kişiliktir.


Ataol Behramoğlu

 

Bağlantı

31/5/2008 - ne olacak halim

 

Sen bu satırları okurken ben cok uzaklarda olacağım...
Böyle başlardı bütün bildiğimiz mektuplar,
Biliyormusun? Bu ikimizin hikayesi,
Şu anda nerdesin, ne yapmaktasın;
Bildiğim yerlerdemisin yoksa hiç görmediğim bir evin penceresinde mi,
Sevdiklerin özlemi sardımı nicedir kalbini,
Pişman mısın başlamadıkların için, iç cekiyorsundur şimdi
Düşünüpte yazmadığın yazıpta yollamadığın mektupları saklıyormusun hala,
Kafanda hep aynı cümle biliyorum ne olacak halim,
Ah, biriktirdiğimiz bütün hevesler nasılda hızla tükendiler.
En çok kimi özledin, en çok neyi bekledin?
Şimdi düşlediklerimin neresindesin...
Dedim ya.
Bu ikimizin hikayesi...
Islandımız bütün yağmurları, dudak kanatan kalpli sızı aşklarımızı,
Bizi buluşturan kaldırımları,
İşte bütün bunları bütün bunları yazıyorum.
Ben unutmadım diye
Hatırlıyormusun sonunu değiştirmediğimiz filmleri
Hayatın gerceğidir sandığımız kabullenilmiş yenikliği
Bir ağızdan söylediğimiz en kahraman cenkliği,
Büyürken vazgectiklerimizi yada vazgeçittirdikleri seyleri,
Ne Olacak Halim...
Çabuk mu büyüdük dersin
Biliyorum..
NE Olacak Halim...
Sen bu satırları okurken, ben nerde olacağım kim bilir.
Neleri bırakmış olacağım birde,
Ne aşkları
Ne başlangıçları
Ne ayrılıkları tıpkı senin gibi.
Biliyormusun...
Tek sorum var kendimle şimdi

Ahhh
Ne Olacak Şimdi Halim....

 

İclal Aydın

Bağlantı

31/5/2008 -

 

Farkında mısın ?
Bize ait cümleler kurmaktan,
Ne kadar da aciz kaldık son günlerde,
Bırak,seni seviyorum demeyi,
Bir günaydını bile çok görür olduk birbirimize,
Tükenen,tükenen sevgimiz mi,
Yoksa,yoksa dilimiz mi varmıyor ?
Ne sen bana iyi misin,diyorsun,
Ne ben sana bir günaydın.
Bıçak açmıyor ağzımızı,farkında mısın ?

Yavan kelimelere başvurmamız sebepsiz değil,
Saçlarını bile taramıyorsun eskisi gibi,
Benimse içimden gelmiyor tıraş olmak,
Eskiden,daha zili çalmadan açardın kapıyı,
Kokunu ta aşağılardan duydum,derdin,
Özledim derdim,
Kısar gözlerini ya sen,ya sen,dedin,
Öylece sarılıp kalırdık kapı eşiğinde,
Of,off.
Kaç gecedir koltuğun bir kenarında uyuyup kalıyorum,
Romatizmalarım da öyle arttı ki üstelik,
Adeta kar yağıyor sol omzuma,
Sana ilaçlarımın yerini korkudan soramıyorum,
Ya cevap vermezsen,
Ya git kendin al dersen,
Korkuyorum işte,sevginin tükendiğini bilmekten korkuyorum.
Dün ilk defa kahvaltı etmişsin beni kaldırmadan,
İlk defa çayı dün,soğuk ve şekersiz içtim,
Kaç zamandır adımla seslenmiyorsun bana,
Adım ürkütüyor seni,
Sen ayrı odadan kalkıyorsun,
Ben ta uçtaki odadan
Bir suçlu gibi öne eğip başımızı
Öylece geçiyoruz birbirimizin yanından,
Bir tabloyu oluşturan iki unsur gibiyiz,
Senin vurdumduymazlığını,
Benim aksiliğim tamanlıyor,
Yok,yok bu böyle olmayacak,
Ya sen aç kıza telefon, ya ben,
Bu böyle olmayacak,
İstersen oğlanları sen ara,seni onlar daha bir severler,
Kısaca,kısaca ya ben gideceğim,ya sen,
Belki de bir zaman ayrı kalırsak,
Kim bilir,belki de özleriz birbirimizi,
Bugünleri hiç düşünmeden;
O hoyrat,o pervasız harcadığımız
Aşkımıza nasıl muhtacım nasıl,bilemezsin,
Olsun bi müddet yemeği dışarıda yerim,
İlaçlarımı masanın üstüne geceden dizerim,
Parmağıma ip bağlarım falan,
Ya da istersen ben gideyim, gideyim de nereye ?
Of,off,
Galiba yaşlanmamalı insan,
Yoksa,yoksa suç erkek olmakta mı?
Ne yaparım bi başıma ben,
Yok,yok sen git kıza istersen.
Dün o filmi seyrederken ağladığını gördüm,
Sanma ki fark etmedim,
Sanki ikimizin son dönemi,
Ne kadar açığa vursak ta öfkemizi,
Gem vuramazsak da alışkanlıklarımıza,
Demek ki bazı şeylerin çok geç anlaşılıyormuş önemi,
Bir ara gözüm takıldı,saçlarına karışmış aklara,
Benim ise kış çoktan oturmuştu şu çökük şakaklara,
Hatırlar mısın?
İlk yemeğe çıktığımız günü?
Nasıl da elim ayağıma dolaşmıştı hani,
Hatırlar mısın?
Bu berbat halime bimecal kalırcasına güldüğünü,
Şimdi ise bak,yüreğimiz bimecal,
Dağbaşı yalnızlıklarına mahküm ettik birbirimizi,
Ne zaman biter bu suskunluğumuz,bilmem,
Ya, bir ölüm anı çığlılığıyla,,
Sahi,sahi ben ölürsem ağlar mısın?
Bana,bana hiç sorma,
Düşünmek bile acıtıyor içimi,
Cam kesiği ağrılara gark oluyorum,
Hem benim bildiğim galiba,
Galiba ‘önce erkekler ölür”,
O zaman da sen kalacaksın yapayalnız,
Ne yapar ne edersin bu koca şehirde?
Kim getirir her sabah o çok sevdiğin fırın ekmeğini,
Kim sular bahçeyi,
Kim budar yediverenleri
Ve kim bırakır,
Sen daha uyanmadan yastığına en güzel gülleri?
Zor değil mi?
Yaşamın en zor tarafı işte,
Kolay değil alışkanlıklardan bir an için vazgeçmek,
Zaten,zaten benim tek alışkanlığım da sensin,
Yok,yok senden vazgeçemem,
Zaten benim bildiğim; ”ilk erkekler özür diler”,
Daha bir yakışıyor gibi seni seviyorum demek erkeğe,
Yok,yok bu sabah kalkınca,
İlk işim sana sarılıp ve hiç yüksünmeden
Ve kırılganlığı bir yana atıp,
Seni seviyorum demeliyim,
Seni seviyorum,
Seni seviyorum,
Günaydın,günaydın,
Günaydın birtanem.

Mehmet Çetin

Bağlantı

31/5/2008 -

Bağlantı

31/5/2008 -

Yalan doğrudan
Karanlık aydınlıktan kaçar
Güneş yalnızdır ama
Etrafına ışık saçar
Üzülme,doğruların kaderidir bu yalnızlık
Kargalar sürüyle
Kartallar yalnız uçar

Bağlantı

27/5/2008 -

Yüreğime bir gül çizdim kanlı yaş ile

yaktın beni küle döndüm dumana döndüm

nasıl edem nere gidem dertli baş ile

bilemedim teli kırık kemana döndüm

 

canım aldın, can evimden vurdun ya sende

küstüm sana, faydası yok, geri dönsen de

sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın

sen de vicdansız çıktın adın batsın

 

zaman ola devran döne sen de çekesin

yitiresin umudunu heder olasın

aşka düşe kahrolasın candan bıkasın

ömrün boyu bir kez olsun gülmeyesin

 

sen ki beni rezil ettin yedi cihanda

yalan oldum talan oldum senin sayende

sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın

sen de vicdansız çıktın adın batsın

 

beni özleyince bir nehir yatağını bulsun

kor düşsün dağlarına, ceylanlar suya insin

sesime bakıpta ağlıyorum sanma

seni özleyince böyle olsun birazda

 

ayrılıversin yaprak dalından

insan sevdiğinden ayrılıversin

kan damarımdan can pazarından

adam baharından ayrılıversin

 

dağda dört mevsim erimeyen kar varya

yokluğum öyle erimesin

sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın

sen de vicdansız çıktın adın batsın

 

                            İbrahim Sadri

 

Bağlantı

23/5/2008 - HAYAT DEDİĞİN

Hayat ....

Bir koşuşturmadan ibaret devamlı bir şeylerin arkasından koşuyor başarı veya başarısızlıkla tanışıyoruz.Başarılarımızdan zevk alırken ,başarısızlıklarımızdan ders alıyoruz.ibret ve örnek alacağımız şeyler gözlemlerimizin bize bir lutfu.umut ve inancımız vazgeçmemeyi , pes etmemeyi fısıldarken umutsuzluk yenilgiyi kabullenmeyi fısıldar ,

umutlarımızı çoğaltıp kötü fısıltıları bitirmek dileğiyle...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

mesafeler mutluluğa engel yetmiyor hayalin

Bağlantılar

• Ana Sayfa
• Profilim
• Arşiv
• e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

• misra
• guldestan
• sebebs
• deatles